Semerkant Zirvesi: AB ve Orta Asya ülkeleri ortaklık anlaşması imzaladı

Trump'ın gümrük vergisi açıklamalarının ardından yaşanan küresel gerilimlerin ortasında AB, Orta Asya ile yeni bir stratejik ortaklık kurarak diplomatik ilişkilerinin 30. yılını kutladı.
Avrupa Birliği (AB), Özbekistan'ın Semerkant kentinde düzenlenen ilk zirvenin sonunda Orta Asya ülkeleriyle yeni bir stratejik ortaklık kurduğunu açıkladı.
İlk AB-Orta Asya zirvesinde Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen; Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan liderleriyle iki gün boyunca görüşmelerde bulundu.
Zirve, ABD Başkanı Donald Trump'ın aralarında AB ve İngiltere gibi müttefiklerin de bulunduğu çok sayıda ülkeye yönelik küresel ticaret tarifelerini açıklamasından bir gün sonra, piyasaları sarsan ve dünya liderlerinin eleştirilerini çeken çalkantılı bir jeopolitik ve ekonomik ortamda gerçekleşti.
Diplomatik ilişkilerin kurulmasının 30. yılını kutlayan António Costa, çok taraflı işbirliğinin önemini vurguladı.
"Günümüzün uluslararası bağlamında, işleyen, kurallara dayalı çok taraflı bir düzenin önemi yadsınamaz. Bugünkü toplantımız çok taraflı forumlarda Avrupa Birliği, Orta Asya işbirliğini daha da teşvik ederek barışçıl bir dünya ve müreffeh bir küresel düzene olan ortak bağlılığımızı pekiştirmektedir."
Costa ayrıca ortak güvenlik sorunlarına da değinerek, özellikle terörizm, şiddet içeren aşırıcılık ve hem Orta Asya hem de Avrupa'ya yayılma riski taşıyan uyuşturucu kaçakçılığı gibi çoklu tehditlere işaret etti.
Ursula von der Leyen de daha güçlü bağların potansiyel faydalarını özetledi.
"Stratejik konumunuz küresel ticaret yollarını ve yatırım akışlarını açabilir. Ve bu yeni yatırımlar egemenliğinizi arttıracaktır. Ekonomilerinizi güçlendirecektir. Ve en önemlisi yeni dostluklar kuracaksınız."
Von der Leyen ortaklığın enerji, turizm, ticaret ve ulaşım gibi sektörlerde yeni fırsatlara yol açacağına inandığını belirterek bölge için 12 milyar euroluk bir yatırım paketi açıkladı.
"Bu, Avrupa Birliği ve üye devletlerimizden gelen yatırımları bir araya getirecek. Biz buna Avrupa Takımı yaklaşımı diyoruz. Ve Orta Asya'ya yeni bir proje hattı başlatacak. Bu gerçekten de kadim dostluğumuzda yeni bir dönemin başlangıcıdır."
AB'nin yatırım paketi ne için?
Yeni paket ulaştırma (3 milyar euro), kritik hammaddeler (2,5 milyar euro), su, enerji ve iklim (6,4 milyar euro) ile dijital bağlantı alanlarındaki projeleri finanse edecek; bu projelerden bazıları Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından yeşil ışık yakılarak tahsis edilmiş durumda.
Temiz enerji ve nadir toprak elementlerine erişim, 2050 yılına kadar iklim nötrlüğünü sağlamayı ve stratejik sektörlerde özerkliğini arttırmayı hedefleyen AB için kritik önem taşıyor.
Ancak lityum gibi yenilenebilir enerji, gündelik eşyalar ve savunma sistemlerinin geliştirilmesi için vazgeçilmez olan bazı kritik hammaddelerin küresel madenciliği, işlenmesi ve geri dönüşümünün büyük bir kısmı, AB'nin agresif ve korumacı ticaret ve dış politika uygulamaları nedeniyle 'ayrılmak' istediği Çin'in kontrolünde.
Orta Asya, dünyadaki manganez cevherinin yüzde 38,6'sı, kromun yüzde 30,07'si, kurşunun yüzde 20'si, çinkonun yüzde 12,6'sı ve titanyumun yüzde 8,7'sini teşkil eden büyük yataklara sahip.
Orta Asyalı liderlere hitap eden Von der Leyen, "Bu hammaddeler geleceğin küresel ekonomisinin can damarı. Ancak aynı zamanda küresel oyuncular için bir çeşit bal küpü. Bazıları sadece sömürmek ve çıkarmakla ilgileniyor," dedi.
"Avrupa'nın teklifi farklı. Biz aynı zamanda yerel sanayilerinizi geliştirmede de ortağınız olmak istiyoruz. Katma değer yerel olmalı. Bizim sicilimiz her şeyi anlatıyor."
Çok taraflılık ve Ukrayna
Bu arada "kurallara dayalı çok taraflı düzenin" korunması António Costa'nın konuşmasının odak noktasını oluşturdu.
"Sadece çok taraflılığı savunmak için değil, aynı zamanda daha etkili, kapsayıcı ve günümüzün gerçeklerine daha uygun olması için reform yapmak üzere birlikte çalışmalıyız."
Avrupa Konseyi Başkanı "güvenlik tehditlerinin artık ulus ötesi bir nitelik taşıdığını" vurgulayarak, Ukrayna'yı geniş çaplı işgaliyle uluslararası hukuku ihlal ettiğini söylediği Rusya da dâhil olmak üzere ikili, bölgesel ve çok taraflı düzeylerde daha fazla işbirliği çağrısında bulundu.
Öte yandan beş Orta Asya ülkesi, Rusya'nın komşusuna yönelik saldırganlığıyla ilgili BM'deki oylamalarda çekimser kalarak tarafsız kalmayı tercih etmişti. Ancak yaptırım uygulanan Batı mallarını Rusya'ya yeniden ihraç ederek bir ölçüde fayda sağladılar.
Rusya'ya karşı 16 paket yaptırım uygulayan AB, yaptırımların delinmesi riski için bir özel temsilci atamıştı. Bu temsilci son üç yıl içinde birçok kez bölgeye gitti.
İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan AB yetkilileri zirve öncesinde Orta Asya ülkelerinin "işbirliği yapmaya istekli" olduklarını, ancak bloğun "daha fazlasını görmek" istediğini söyledi. Yetkililer özellikle de ABD ile Rusya arasında devam eden ve Avrupa'nın büyük ölçüde dışlandığı görüşmeleri hatırlayarak, bloğun çıkarlarının korunmayacağı endişesinden söz etti.
Ancak aynı kaynak, konuyla ilgili daha fazla çabanın "ilişkileri ilerletmek için önemli bir unsur" olduğunu, bir ön koşul olmadığını da sözlerine ekledi.
Costa ise yaptırımların delinmesine üstü kapalı bir gönderme yaparak genel kurula Avrupa'nın Rusya üzerinde "gerektiğinde baskıyı arttırmaya devam edeceğini" ve Orta Asya'nın "işbirliğinin çok değerli olduğunu" belirtti.
Costa, "Bu konuda devam eden çabalarınıza güveniyoruz" diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, ülkesi Özbekistan'ın "Avrupa tarafının uluslararası hukukun ilke ve normlarına bağlılığını paylaştığını" ve "Ukrayna'daki durumun barışçıl yollardan çözümüne yönelik müzakere sürecini memnuniyetle karşıladığını, tam destek verdiğini" dile getirdi.
Zirvede ayrıca liderler, özellikle Rusya'yı bypass ederek iki bölge arasında mal ihracatı için gereken süreyi önemli ölçüde azaltacak Trans-Hazar Ulaşım Koridoru için daha fazla yatırım yapılmasını sağlamak üzere bu yıl içinde bir Yatırımcılar Forumu düzenlenmesi ve Özbekistan'da yerel bir EBRD ofisi kurulması konusunda mutabık kaldı.
Liderler ayrıca her iki yılda bir benzer zirvelerin düzenlenmesi fikrini de destekledi.
euronews.com
Yorum Yazın