haberanaliz
Nöbetçi GAZETECİ

Nöbetçi GAZETECİ

Mail: ng.analiz@gmail.com

“TAZİYE” TİYATROSU!!!

Hiçbir ülkede, çağdaş ülkede sosyal yaşamda olmayan ne varsa, bizde olur ve utanmazlık zırhı içinde de gerçekleşir.

Değerli insanlar. Ölüm haktır. Bir kurtuluştur. Her canlı ölümü tadacaktır.

1980 sonrası kuralı ve kutsalı olmayan toplum haline geldik.

Özellikle, 2000'lerden sonra BELEDİYELER eli ile bir TAZİYE ÇADIRI furyası başladı…

Belediyeler, sözde bunu sosyal amaçlı, halka yardım olsun diye yapıyor ama işin aslı öyle değil.

Hiçbir belediye başkanı ve yönetimi, bu işi kendi cebinden yapmıyor. Bizlerin cebinden yapıyor. İhale yapıyorlar, bu çadırları para ile alıyorlar. İçinde ki sandalye, çaydanlık, şeker, çay, her tür hizmet yine senin benim, yani vatandaşın parası ile satın alınıp sunum yapılıyor.

Diyeceksiniz ki, ne varmış bunda?!

Doğru, beleşçi toplum olduğumuz için, artık her şey doğal karşılanır oldu (!)

Senin benim sırtımdan herifler kendi reklamını yapıyorlar farkında değilsiniz, yada farkındasınız, diyorsunuz ki, “yahu adam yesin bize de versin”…

Peki bu TAZİYE çadırı kime kuruluyor, kimlere hizmet ediyor, bu çadırlarda neler oluyor?!

Sözde cenazesi olan herkese kuruluyor.

Peki, ne oluyor?

Bizim beleşçi millet oraya toplanıyor, bol bol dedikodu üretiyor, birbirinin yazlığını kışlığını konuşuyor, üstündeki giyimi kuşamı konuşuyor, hatta ara sıra kahkaha atanda oluyor…

Rahmetlinin ardından bir Fatiha okuyan yok.

Dua eden yok.

Onun taziye çadırında, politika yapılıyor, onun üzerinden bir TİYATRO oynanıyor.

Yemek gelirse, içecek gelirse onları da mideye atıyorlar, bir namaz kılmadan, dua etmeden oradan kalkıp gidiyorlar. Taziye çadırı 1 hafta kalıyor ise, onlar her yemek saatinde ordalar.

Siyasi cambazlar ise, eğer adam siyasi ve yakınları siyasi ise, koro halinde gelip, el sıkışıp foto çektirip sosyal sayfasında paylaşıyor, onlarda kendi geleceklerindeki siyasete yatırım yapıyorlar,  o kadar.

YAMYAMİZADE takımının tiyatro oyun gösterileri yurdun her yerinde rengarenk devam ediyor.

Ölüye saygı, cenaze evine saygı, cenaze sahiplerine saygı sıfırın altında, yerlerde sürünüyor, cenaze sahipleri de aynı duygusuzluğu yaşıyorlar…

Taziye çadırı ayağı ile sokak kapatılıyor, meydan kapatılıyor, bu arada aksayan trafik ve yaya akımı da cabası…

Oysa bizim geleneğimizde taziyeler cenaze evinde olur, böyle çadır açılmaz, o evde yemek pişmez, eş dost, mahalleli, yakınlar yemeği getirir, orada dualar okunur, merhum veya merhumeye Fatihalar gönderilir.

Gidin bakın bu TAZİYE çadırı rezaletine, bunları göremezsiniz.

Ayrıca bu taziye çadırı ve donanımı içinde bizlerin sizlerin, hatta o ölülerin sırtından, ihale yolu ile cebini dolduranlarda farklı bir konu.

Ülkemizin ekonomik durumu belli… Yürürlükte TASARRUF genelgeleri de var. Bu taziye çadırları ve orada sunulan sözde hizmetler ile de bir soygun düzeni var.

Dur denmeli.

Herkes acısını içinde yaşamalı, mahremiyetini korumalı, taziyeye gelende orada resim çekip sosyal medyasında paylaşmamalı.

Utanması olan bu dediğimi anlar.

Olmayana da ne diyeyim, benim sözüm buraya kadar.